30.07.15 Perşembe
Paris- Bruxelles-Bruges
13. gün
Sabah 8 gibi dışardaki gürültüyle uyandım. Ama yataktan
çıkamıyorum çok soğuk. 9 gibi güç bela çıktım. Muhammedi uyandırdım.
Hazırlandık, birşeyler atıştırıp çıktık. Kıza da teşekkür mesajının üstüne 5
kuruş bıraktım :’) Değişik paralar topluyordu gördüm. 10:28 Amiens trenine
binip 11:28 de indik. Orda beklerken arkada hemen bi kebapçı buldum, döner
patatesli fln menü aldım garda beklerken yedik J
12:38 de Lille Flandres trenine bindik 14:00 de inmemiz planlanıyor. Şuan
bunları trende yazıyorum. Müzik dinliyoruz. Ayaklarım üşüdü hava hala kapalı,
soğuk. Bir ara yağmur yağdı. İnşallah Brüksel’de hava güzeldir. Muhammed her
zamanki gibi uyuyor Zzz….
Az önce Pınar abla aradı açamadım çok yazar diye. Lille
France’da indik garda internet varmış biraz oyalandık sonra trene geçtik.
Bruksel Gare De Nord’da inip haritamızdan evi bulduk 10-15 dk mesafede. Garın
etrafı yüksek, siyah camdan, lüks iş binalarıyla çevrili ve bazıları kendi
içinde camdan köprülü huh. Yollar güzel. Zaten Brüksel ‘e girdiğimizde harika
evler, bahçeler, atlar, inekler, reklamlardaki Alpler tarzında yerler gördük yol
boyunca. Çok huzurlu görünüyor. Ata binen çocuklar, havuzlar, tuğladan taştan
evler (filmlerdeki gibi), çok zengin bir çevre. Garajda arabalar… Sanırım
şehirdeki büyük holdinglerde çalışıp buralarda sakin bir aile hayatı
sürüyorlar. Evi bir yanlış denemeden sonra bulduk. Ev sahibi Pedro kapıda
karşıladı bizi. İspanyolmuş. Sıcakkanlı biri. Odamız giriş katta Allahtan.
Eşyaları yukarı taşımak zorunda kalmadık iyi bari bi gün için. Ev nasıl desem
üç katlı ve her katındaki odalarda bizim gibi misafirlerle dolu. Bi nevi otel
gibi.
Ama Bruksel buz gibi Allahım. Paris’ten bile soğuk.
Hazırlanıp çıktık haritadan bulduğumuz en yakın Mc’e gittik zaman kaybetmeyelim
diye paket yaptırdık trende yedik. Maalesef o ucuz güzel menüler burda yok.
Zengin şehir menüler de ona göre tabii. J
Çok kapalı var sanırım Müslüman nüfus burda epey fazla. 18:21 treni ile 19:30
gibi Brugge’deyiz. Muhammed’in benzetmesi “tam bir emekli albay şehri”. Etrafta
koşan 60lı yaşlarda amcalar. Herkes köpeğini gezdiriyor falan. Gardan çıktık
merkeze yürüyoruz. Yolda resmen bi biz varız. Bomboş çok garip. Kim yaşıyor
burda. Evler çok güzel. Çok farklı bir mimari. Şehrin içinde bi çay dolanıyor.
O meşhur Brüj profili. Gerçekten güzel memleket. Siyah şalımı taktım bugün ve
beni yine perişan ediyor. Gider gitmez bir siyah şal alacağım hemen inşallah!
Resim çekerken bi Türk geliyor yanımıza Kayserli. Antalya’da turist rehberliği
yapıyormuş, tek geziyormuş. Dolayısıyla biraz sıkılıyor anlaşılan. Bi süre
rehin aldı bizi ayakta muhabbet ediyoruz.
Bazı önerilerde bulunuyor bize. Neyse çikolatası meşhur dedi herkes
(başta çeçe) gitmeden bi çikolata bulalım dedim ama şehir zaten hayalet şehir
dükkanlar, kafeler, restoranlar kapalı, çikolata müzesi kapalı. Yol üstünde bi
tane açık hediyelik eşyacı buluyoruz ama o asıl çikolatacaılardan değil burası
hediyelikçi gibi işte. Oradan bi beyaz çikolata aldık kendimize. Tadı gayet
sıradan Te Allahım. Ama bazı çikolatacıların önünden geçerken çok çeşitli
çikolatalar gördüm eminim tatları güzeldir. Şarjım kalmış %4!! Bi şekilde gara
ulaşıyoruz. Bekleme odasında 2 yaşlarında, çekik gözlü, çok sempatik, kıpır
kıpır bi kız var. Anne babasıyla seyahat
ediyor. Onu çikolatayla yanıma çekiyorum J
Sonra telefondaki cut the rope oyunuyla falan kaynaşıyoruz. Tam tren geldi ki
(21:55 treni. Biz güya 20:30’la dönecektik) yanımızda oturan Hintli kız bana “Avrupa’da
başörtsüne bakış açısı” adlı tezim için size sorular sorabilir miyim dedi.
Trenden inene kadar sohbet ettik. Işid, suriye, islam, eşarp, örtünmek,
kılık-kıyafet…. Çok konuşkan bi kızdı J
İnecek zaman ben de merkeze gideceğim birlikte gidelim sizi götüreyim dedi. Merkeze
vardığımızda saat 23:00-23:30 civarlarıydı ama Bruksel oldukça güvenli bir
yermiş. No problem J
Grand Palace’ın olduğu yere geldik. Dikdörtgen bi meydan etrafı saraylarla ve
süslü binalarla çevrili. Ortadaki alanı gençler doldurmuş, yere oturmuşlar. Bu
arada meydanda wifi de var. İşte takıldık biraz orda, kız da gitmiyor evine
haha J
Sonra şarjım bitti Muhammed’in de %2. Hemen maps’den evi açıp alel acele
döndük. Hava buz!
Bu arada şunu yazmazsam ölürüm. Benim tuvalet sıkıntımdan
Muhammed çok muzdarip :’) komik komik şeyler söylüyor iyice güldürüyor altıma
yaparsam suç bende değil bilin.
“Olm insan heryerde yemek yiyemez anlarım, heryerde uyuyamaz
anlarım da çiş yapamamak ney yaa!”
“Yurtdışında en çok duyacağım cümlenin –şimdi altıma
yapacağım- cümlesi olacağını asla tahmin etmezdim.”
“Lan kolaları ben içiyom senin çişin geliyor!” gibi gibi
gibi… :)
Ve uyku.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder