22 Kasım 2015 Pazar

27 Temmuz 15' Madrid


                                                                                                                            27.08.15 Salı
                                                                                                                           Barcelona-Madrid
9.gün

10. gün

Sabah 9 gibi uyandık, tren 10da. Hemen hazırlanıp çıktık. Trene bindik. Tren gayet güzel. Önceki first class trene benziyor. Geniş. Kulaklık da dağıttılar. 3 saat 10 dakika sürüyor Zaragoza üzerinden. Kahvaltımızı muz ve meyveli yoğurtla yaptık trende. Haa.. trene binerken bi yaşlı kafile vardı. Binerken içlerinden birisi tren boşluğuna düştü L Çığlık geldi ama ben direkt tahmin ettim çünkü binerken adımımı attım ordaki absürd genişlik dikkatimi çekmişti. Kadıncağız iri yapılı ve kiloluydu. Güvenlikler aradan çıkardı zar zor =( Şimdi bunları trende yazıyorum. Nasipse yarım saate ineriz inşallah. Mecburen Madrid’e 1 gün ayıracağız. Neyse ki Melike’nin önerileri var cidden yardımcı oluyor bana ve de günler uzun.  

Trenden indik, metroyu bulduk. Çıkışta evi bulmamız yine biraz zaman aldı. Valizlerle ve sıcak havada insana daha da zor geliyor. Kendime kızıyorum 4 tekerlekli valizi hatırladıkça yine. İyi ki sygic’i indirmişim. Sonunda buluyoruz evi. Değişik bi bina yapısı. Giriş katta bahçe içinde eski bir ev. Merdiven ahşaptan ve kırılacak gibi. Eşyalar eski. Ev pek temiz değil gibi. Gece havaalanına giden 24 saat aktif otobüs varmış neyseki. Manuel çat pat İngilizcesiyle açıkladı bana. 

Dışarı çıktık yine bi döner kebap yazan yere girdik. Ben lavaşa falafel diyorlar sanarak falafel söyledim o da bizim besmeç gibi bir şey çıktı mercimekli falan :D :D :D İçinde peynir, salata, soslar, değişik bir şey. Güya Türk şeysi :D Neyse bi şekilde yedik. Ordaki adam Türk değildi hayret. Türkçeyi nasıl öğrenmişti acaba… Türk müşterileri vardır kesin. Mahalle de Müslüman Zenci mahallesi. Çıkınca su almaya bi markete girdim kiiiii dolabın kapağını açınca koca bi şarap şişesi yere düşüp kırılmasın mı! Bakkalın karısı çok gıcık baktı sinir oldum İspanyolca bişeyler dedi kocasına. Ama kocası çok iyiydi ben ödeyeceğim diye epey ısrar ettiysem de kabul etmedi. Bu arada Madrid yiyecek içecek konusunda Barcelona’dan daha ucuz ama hediyelik eşya açısından pahalı. O ara bi bankamatiğe hesap kartımı taktım işlem yapmadan çıkardım sonra nolur nolmaz diye Akbank direkt’ten kontrol ettim ana bi baktım ki hesaptan para çekilmiş görünüyor artı komisyon hiç yoktan 70 lira zarar! Tweet attım hemen tabi akbank’a. Bakalım inşallah çözülür (edit: gecikmeli de olsa çözüldü).

Neyse navigasyonu yalan yanlış takip ederek Plaza Major’a geldik. Bi meydan, bi kısmı inşaat. Ortada atlı adam. Bi numarası yok yani :/ Mcdonalds’a oturduk birer dondurma yedik, serinledik, vakit geçirdik biraz hava serinlesin diye. Madrid’i hiç sevmedim. Ordan Real Palaçio’ya geçtik. Orta Avrupa’nın en büyük sarayıymış. Burası idare ederdi. Bunlar bizim topkapıyı falan görse ihtişamından dilini yutar. Haha orda bir de Türk kafile gördük orta yaş J Adam diyordu ki “amacı nedir yani buraya gelmenin” kızmış o da beğenmemiş anlaşılan bizim gibi :D hacca gitsem daha iyiydi diyordur Allah bilir içinden. Neyse sıkıldık ordan da Park Retiro’ya geçtik. Şehir çok büyük değil haliyle her yere yürüyerek gidebiliyoruz. Ayrıca sanki şehir bomboş günlerdir o kadar kalablık şehirlerden sonra burası şaka gibi. Sonradan farkediyoruz ki Kızılay gibi bi yer var ana cadde herkes ordaymış meğer. Neyse önce bi giriş yaptık o caddeye baktık full mağazalar geri döndük. SAdece yol üstünde ilerde bi Apple Mağazasına girdik. Sonrasında parka doğru yola koyulduk. Yol üstünde durup bi carrefour express’e uğradık. Kola, cips, çikolata, meyve aldık. Parka geçtik güzel bir girişi vardı. Girişte bi banka oturduk bi saat mola verdik. Kola cips =) Çekirdeğimiz eksikti bi tam Türk işiyiz. Kuşlara cips attım minik serçelere hapur hupur yediler :) etrafımı sardılar.  Biz orda yayılmış kola içerken insanlar slim fit parklarda kuul şekilde koşuyorlar, spor yapıyorlar. Muhammed “ulaan” diyor ahahah :D Sonra kalktık minik gölete doğru gittik. Görsel olarak park güzel, şehrin uğranması gereken yerlerinin başında burası var bence. Girişteki ağaçların tasarımı da hoştu. Bu arada günde maksimum 2 öğün yiyoruz. Ramazanda küçülen midemiz küçülmeye devam ediyor. Abur cuburlar sayesinde ayaktayız sanırım. 

Saat 08:30- 09:00 gibi evdeyiz hava hala aydınlık. Odadaki pervanemsi şey anca kendini soğutuyor. Muhammed duş aldı. Ben alamadım L Banyoyu sevmedim. Alt katta Sırp bi kız var. O da gece havaalanına gidecekmiş oley! Birlikte çıkacağız ikimiz de çok sevindik :’) Saat 2 de çıkıp Embajodores (embahadores) meydanından otobüsle Cibele’ye ordan da havaalanına geçmemiz gerekiyor. 

Şuan odadayız, oyalanıyoruz. Uyumamayı planlıyoruz.

Not: falafellerimiz yerken haberler açıktı Türkiye vardı haberlerde karışıklık L kürtler kelimesinin İspanyolcası kürdos muş. Muhammed taktı ona tövbe yarabbim :D
elveda Barcelona :(





falafel :'D




bkz: Muhammed'in duruşu ahhvjankmmdn





bzk: karanfil sokak :D








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder