29.07.15 Çarşamba
Paris
12. gün
Sabah 9da zar zor uyandım. Uyumaktan kafam gözüm şişmiş
resmen. Muhammed’i de uyandırdım. Saat 10 da evden zor çıktık hemen Louvre’a
geçtik. İçerisi kocaman, birsürü giriş var burda birbirimizi nasıl bulacağız
hiç bilmiyorum. Dolandık durduk. Mona Lisa’yı görmeyi çok istiyorum ama öyle
bir sıra var ki… Ayrıca Merve’yi arıyoruz. Saat 11i geçince biraz daha oyalanıp
yarın ki Brüksel biletini ayarlamaya gara geçtik. Gare De Nord. İyi ki
geçmişiz. İlk etapta biraz karmaşık geldi. Hızlı tren Paris-Bruksel arasını 30
dk da alıyordu fakat en pahalı rezervasyon parasını da bunlar istedi 20 euro!
Biz de yapmadık tabiki. Regional trenlerle gideriz bedavaya daha iyi. O da 4
buçuk 5 saat sürüyor bişey değil. Tren yolculuğu otobüs gibi değil. Çok rahat…
Oradan önce Notre Dame katedralini görmeye gittik, güzeldi.
Güzel resimler çekindik. Hediyelik eşyacılardan hediyelerimizi aldık.
Adamlar hep Müslümandı bazıları indirim yaptı bize jest olarak falan. Bi grup
müzisyen vardı bir ara onları dinledik.
Ordan eiffel’e geçtik. Ha tabi öncesinde garın arkasındaki
Mcdonalds’da karnımızı doyurduk. Tour Eiffel’e geçerken de carrefour’a uğrayıp
kola, cips, kaju vs aldık. Eiffel manzaralı çimenlere uzanıp dinlendik. Gözüm
Merveleri arıyor tabi. Sanki koca meydanda bunda insanın içinde görebilecekmiş
gibi… Bir süre sonra sıkıldık. Triposo’dan bulduğumuz yerleri gezmeye gittik.
Köprüleri… Ponte Alexandre. Yol üstünde saraylar... Oradan Şanzelize J pardon Champ-Elysse canıms. Süper arabalar gördük ve genellikle zengin araplar. Louis Vuitton mağazı önünde sıra bekleyen kadınlar şaka gibi. Macaron sırası... Biz bir ara mcdonalds'a girdik dondurmamızı yedik dinlendik. Vee Şanzelize sonunda iamgalla’dan tanıdığım Arc de Triomphe. Ordan metroyla yine Eiffel’e
geçtik. Akşam görmek istiyorudum eiffel’i ama saat 20:00 olmuştu daha geç kararır hava ohoo..
10 saatten
fazladır dışardaydık. Muhammed’e “eve mi gidelim?” dediğimdeki bakışı o tepkileri
unutamam zaten :’D Parisde wifi olayı da çok kötü bi tane free wifi bulamadık
resmen. Ta ki en son Eiffel’in arkasındaki banka gelene kadar. Hemen bağlandım
Merve’ye yazdım. Saat 1e kadar beklemiş bizi. L
Çok mahcup oldum. Öyle böyle değil. O esnada üşütmüştüm zaten karnımda korkunç
bir ağrı. İletişimsizliğin sebebi Merve Louvre metro durağında demiş ben direkt
Louvre’da anlamışım. Demek ki uyku sersemliği L
Neyse ki oteldeymiş şimdi. O bitmişlikle Muhammed duyunca bi sarsıldı çocuk
ağlayası geldi ama sağ olsun gittik yine de Mervelerin otelin oraya gönül alma babında.
Kız 2 gündür bizi görmeye çabalıyor L
Gittik İlker, Merve, Apo metro durağından aldılar bizi. Önce oradaki carrefour’a
girdik küçük nutella ve konserve mısır aldık. Sonra Subway diye sandviç yapan
bir yer vardı oraya gittik. Açık büfe tarzında. Bize sandviçler çok hitap
etmedi açıkçası. Ama maksat dostlarla takılmaktı zaten. 11 e kadar birlikteydik.
Komik anılarımızı anlattık. Çok güldük : )))) Sonra eve geçtik. Valizleri
toparladım. Alarmı 9a kurup yattım.
Bu arada kızın tuvaleti çok marijinaldi keşke resmini
çekseydim. Duvarlar- kapı full dolu posterlerle, paralarla, kartpostallarla,
türlü türlü şeylerle. Tarz bi evdi ve de temiz. Ee kız evi ne de olsa J
| Mc first kalp biz. Yapıştırmalı şeyi de bebe aldı o neyse artık |
| Ladure macarons- üzgünüm bu sıra bekleyemezdim |
| parayla rezil olmak |
![]() |
| bunun adı dram'dır. |
| Merve'm caponum. |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder