12 Kasım 2015 Perşembe

20 Temmuz '15 Floransa

                                                                                                                                                                                                                                                                                            20.07.2015 Pts 08:00
                                                                                                                           Roma - Floransa

      Sabah uyanıp Mc donalds’ın arkasındaki Dolce Bar’a kahvaltıya gittik çünkü otel oraya yönlendirdi. Ne kahvaltı ama! Sadece dünden kalma şekerlenmiş kruvasan ve cappicuno. Ona da yarıya kadar şekeri doldurdum öyle içebildim zaten kahveyle çayla aram yok. Muhammed de benden hallice işte J Otele gelip eşyaları toplayıp çıktık. Otobüsün güzergahı haftasonu ve haftaiçi değişiyormuş çok ilginç. Bi süre bekledikten sonra ordan geçen bi adam bize işaret etti anladım hemen çünkü İmran’ın öyle dediğini söylemiştim Muhammed’e de. Belki yanlış anlamışızdır diye denedik galiba bilemiyorum şuan :D Otobüsle yarım saat kadar gittik bilet yok yine ha. Yol boyu ben dua ediyorum, çocuğun başının etini yiyorum, rabbi yessirler , Dibimizde oturan kızın Türk çıkması da ilginçti -_- Biz orda kendi kendimize gülüp konuşurken bunlara konuştuğumuz nası geliyor acaba falan diye koparken biletten bahsederken falan bizi dinliyordu Allah bilir. Son anda “merabaaaa” diyor bide. Çaktırma bari. J Ne konuştuk acaba diye sonrasında epey düşündük :D

     Şehrin en büyük terminali olan Termini’ye vardık. Gelelim Termini’yee..Oldukça büyüktü toplam 26 peron falan vardı sanırım. İçeride mcdonalds ve benzeri yerler, kozmetikçiler, çantacılar, marketimsi yapılar vs vardı. Heryerde ise karşına pat diye çıkan tipleri güvenilir olmayan kişiler. “Can I help you” diye atlıyor ne yardım edecekse. Çoğu esmer böyle nasıl desem ispanyolumsu gibi ama bazıları çingene gibi. Allahtan ilk karşıma çıkan kızda istasyon görevlisi gelip hemen beni uyardı! Amaçlarını hala anlayamadım (edit: sanırım pasaportunu kimliğini alıyor birden kaçıyor sonra sen ağlıyıp zırlıyorsun sonra onun arkadaşları gelip yardım edelim diyor tabi bedava değil. Bilmiyorum böyle bi senaryo düşündük). Bu arada onlardan birisi bana “Hello Turkish” dedi hahaha. Nasıl anladı acaba. Neyse sıra numarasını aldık A399 ve önümde tam tamına 100 kişi var. O arada birer milkshake. Bekle bekle sonunda Muhammed’in biletini de aldık. Üstelik Türkiye’den neredeyse 50 lira daha karlı! Keşke ben de almasaydım. Gel gelelim 13:00 trenini kaçırdık. Mecburen Firenze trenine 14:46 1est peronundan bindik bi 1 var bde 1est garip gurip şeyler. Peronlar da baya uzaktı tekerlekli valiz getirmediğimize öyle bi pişmanız ki. Ucuz bulursam hemen bir tane alacağım inşallah. Trene bindik. Local tren. 15:15 civarı kalktı yarım saat kadar geç. Kontrol olmasın diye epey ümit ettim ama olmadı :’) düştük notumuzu 20.07.2015 Roma -> Firenze. Tren geniş, rahat. Hele de son durağa doğru iyice boşaldı ki değme keyfimize. Bu arada İtalya tam bir graffiti ülkesi. Şuan saat 18:05 ve trendeyiz 3 durak falan kaldı 18:38 gibi iniş görünüyor inşallah. Bu arada kullandığım uygulama tam bir harika tüm durakları, rotayı vs gösteriyor. Böyle bşy olmasaydı napardı insanlar acaba.

Stazione Firenze Campo DiMarte’ye otelimiz 1,8 km uzaklıktaymış. Ellerimizde valizler olmasa çok rahat yürürdük de ah ah şu valizler. Bu arada oyun indirmediğimiz için de pişmanız.

Otele yürüyerek geldik tabi ara ara dinlenerek. Yol boyu hayatım boyu “ben hiç terlemem yhaa” dediğimi düşündüm, güldük çünkü cidden ilk kez insanların “sırtımdan ter akıyor” dedikleri olayın ne kadar gerçek bir şey olduğunu anladım. Otel oldukça merkezi ve kolay bir yerdeydi Allahtan. Floransa sarı ve tonlarının hakim olduğu bir şehir. Ama iğrenç bir koku var. Resmen her yerde lağım kokusu. Burnumdan nefes almıyorum karnım şişti. Oteldeki odamız da 3 kişilikti.  Banyodan öyle iğrenç bi koku geliyordu ki tahammül edilemez bşy! Berbat sıcak. Havluları da sağolsun mamiş kokladı ve baygınlık geçirdi. Yastık kılıfları da aynı. Bizim deyimimizle sası sası kokuyordu. Allahtan yanımızda yastık kılıfı getirmiştik. Duş alıp dışarı çıktık. Muhammed bildiğin soğuk suyla duş alıyor yaa. Tamamen mavi kısımda oluyor yani şaka gibi.

Açlıktan ölmeye ramak kalmıştı. Otelin bulunduğu cadde direkt şehir merkezine gidiyordu. Yol üstünde Mcdonalds gördük ama interrail grubunda Gusta Pizza’yı çok övmüşlerdi oraya gidelim dedik demez olaydık. Otelden çıktığımızda saat zaten 20:00 civarıydı. Yol üzerinde sokak sanatçıları, pek çok güzel kilise, anıtlar bunun yanı sıra çok güzel ara sokaklar görüyorduk. Rönesans etkileri hala şehirde korunmaya çalışılıyor anlaşılan. Orda Muhammede belediye başka renge boyatmıyor dedim diye yol boyu dalga geçti “hmm Floransa belediyesi izin vermiyor demek” diye :’) Giderken karşımıza önce Piazza Del Duomo çıktı. Harikaydı. İlerde de Pont De Vecchio köprüsü. Zamanın asil ailesi orayı isyan zamanlarında kaçmak için yaptırmış. Köprüden karşıya geçtik ama artık ağlamaklıyım. Vee vardık ki: Gusta Pizza kapanmış. Ne diyebilirim daha…
Ölür müsün öldürür müsün? Mc donalds’a 1,5 km falan vardı mesafe. Ben ısrar ettim etraftaki pizzacılardan birine oturalım diye yine kabul ettiremedim. Etrafta şarap eşliğinde spagetti yiyen tipler. Açlıktan öle öle, asfalta yapışa yapışa gittik. Akşam resimleri de çektik ara ara. Yine bir sokak satıcı şak diye Türk olduğumuzu anladı. Nasıl acaba Allahım çok merak ediyorum. Genlerimizde var şükür evet ama bu kadar mı belirgin? J J J McDonalds’a ulaştığımızda artık benim için çok geçti. Midem bulanmaya başlamıştı bile. Hatta sırada beklerken bi ara dayanamıycam sandım ya bayılcam ya ağlıycam dedim. Ve yine herşey çok pahalı. 2 bigmac menü aldım bi tane de ekstra hamburger 17 euro ödedik. Çarpmıyoruz üçle üzülmeyelim diye. J Şaka şaka çarptık tabi 50 lirayı aşkın. Muhammed yiyip içebildi şükür benim iştah sıfır. Hamburgerden bi tane zor ısırdım, çok az kola, patates olduğu gibi kaldı öylece çöpe gitti Allahım günah yazma L Ha bu arada kredi kartımla ödedim şifre sormuyor imza atıyorum sorun yok yeterki geçsin. Cash para bana göre değil :’) Artık yemek alışverileri de kartla inşallah! Saat 22:00 de yemeğimizi yedik ve otele geçtik şükür.

     Otelde 5 euro şehir vergisi ödedik yine. Ulan İtalya! Klima da 5 euroymuş ne saçma! Böyle küçük düşürücü bşy olamaz. Gıcık olduk almadık kumandayı. İnternette çekmiyordu kapının dibinde oturuyorum anca bir çekiyor. Whatsap aramasıyla Musa’yla konuşmaya çalışıyorum zar zor. Ateşim var bu esnada elim ayağım ateş topu. Bi yandan telefon şarjda o da ayrı bi alev topu zaten ateşim vardı suratım yandı iyice kapatmak zorunda kaldım. Duşa girdim ılık. İyi geldi şükür. Ayaklarım hala yanıyor ama o da normal çok yürüyoruz. Muhammed’in hastalanacaksın uyarısıyla yarım kalan hamburgerimi yedim. Merve de Roma’ya geldi bugün. Ama rotalarımız o kadar ters ki bi türlü karşılaşamıyoruz. Muhammed sivrisinek vardı dediği için biraz gerildim. Otelin booking’deki yorumlarına baktım birisi “Tahtakurusu vardı” yazmasın mı. Hiç görmedim hayatımda ama çizgi filmden biliyorum bde google’a yazdım tipine baktım. Uykunun zerresi kalmadı gözümde. Gece 3 buçuğa kadar işkence çektim resmen. Vücudumda kendi kendime sinek, böcek hissettim yorgandan rüzgardan herşeyden huylandım durdum. Pencere açık yatmamız da beni geren şeylerden birisi sanki içeriye sivri dolacakmış gibi geliyor açmasak kokudan öleceğiz.


Otel: Affitacamare Mannolini (Hotel cordova)
Cadde: Camillio ( bize göre camiryoo :D )
100 kişilik sıra bekleme demire oturmaya çalışırken popo düzleşmesi

Şimdi de treni kaçırdık diğer treni bekliyoruz pozu

karşı koltuğa ayak uzatma rahatlığı

En sevdiğim resimlerimden biri: Piazza del duomo


Pont de vecchio




Aslında tam konsept çekim yapmalık bir şehirdi..






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder