12 Kasım 2015 Perşembe

19 Temmuz 15- Roma

                                                                                                                                  19.07.15 Salı 09:40
                                                                                                                                          Roma
Sabah 7de uyandım. Elhamdülillah iyileşmiştim. Ama kusmanın etkisiyle vücudum inanılmaz susuzdu. Biraz internette oyalandım. Sonra Muhammedi uyandırdım. 09:00 gibi kahvaltıya indik. Harikaydı! Domuzlu şeyler de vardı :)) Kruvasan, turta, kahvaltılıklar, meyve suları, çaylar, süt, meyveler.. Küçük bir kısmını yiyebildim gerisi cebe, erzak :) Duş aldık hazırlanıyoruz. Bir ara saç teli gözümün önüne geldi ona bakıyordum şaşı vaziyette Muhammedin beni görüp gece de hastalandığım için bayılıyorum fln sanması ve benim onu gördüğümdeki yüz ifadem bizi bitirdi gül gül çatladık :) :) :)

Otelden çıktık 5 dk yürüme mesafesinde trene geldik. Meğer bileti farklıymış (edit:şerefsizler farklı değilmiş interrail'a ücretsizmiş boş yere 12 euro verdik itler). Off. İndikten sonra oteli daha kolay bulduk denebilir düne nazaran :) Roma'nın pazarından geçtik ben tabi her şeye bakmak istiyorum Muhammed beni götürüyor zorla elimizde valizler hava neredeyse 50 derece gezecek milyon yer varken pazarda oyalanmak istemiyor, malum zamanımız kısıtlı :') Otele gelince apartman gibi geldi önce noluyo dedik odaya girince de ilk etapta eski karanlık gelmişti gözümüze ama sonra alıştık yine gitsek yine kalınabilir yani az kişi kaldığı için internetten dünkünden iyiydi tabiki. Eşyaları bırakıp haritayı alıp doğruca dışarı..
En yakın görünen otobüs durağına gittik. Bu esnada sadece 1 bilet var yanımızda. Napalım çok pahalı biletler 2 euro muydu neydi belki de 3. Zaten dün gelirken yanımızda hiç kontrol de olmadı. Ama Pazar günleri zaten kontrol olmuyormuş. Umarım bugün de olmaz. 1 güncük daha piliis.. :(

Neyse durakta Tayvanlı bir kıza sordum tam bilmiyor. Tam gidiyorduk ki geri dönüp başka birisine sordum. Anne oğul. Annede ingilizce sıfır tabi. Anne oğul dediysem oğul babam kadar yani. Abi de işte kendini ifade edecek kadar İngilizce biliyor. O kadar uğraştılar ki tarif edebilmek için. En sonunda onlarla aynı otobüse bindik ve 3 durak sonra indik. Abide de bilet yokmuş korkma sorun yok dedi :) İndik bizi kendi arabasına davet etti önce korktum ama Muhammedden cesaret alarak tamam dedim. Araba mavi bi mini cooper. Bindik. Öyle sıcak kanlılardı kii.. İsmi Pier'miş (edit: Pierluigi, tipik italyan ismi).Bize yol üstündeki turistik yerleri gösterdi. Hatta size bir sürprizim var diye bizi harika bir yere götürdü. Farklı bir bakış açısı! Hole of Rome.. Bu arada sıcaklık hat safhada.. Yan taraftaki kilisede de düğün varmış. Araba Maserati'ydi.  Oh insanların düğün masrafı yok :) Sonra bindik Kolezyum'un önüne kadar getirdi bizi sağolsun. Çay kahve ısmarlayalım dedik ama "Türkiye'ye gelirsem bir gün olur" dedi. Bu arada babamdan bir yaş büyükmüş. Oysaki ayağında kırmızı converse, jean, gözlükler haha :))

Başladık geziyee..

Saat sanırım 12 falandı öğle vakti. İlk olarak kolezyum. Yarısı yapımdaydı, inşaat falan. Ve içeri girmek için öyle bir sıra vardı ki... Biz zaten içeri girmeyi düşünmüyorduk da düşünsek bile o an vazgeçerdik. Zaten giriş de 20 euro. Yuh. Bu arada her şeyi 3le çarpma sorunsalı peşimizi bırakmıyor. Neyse işte gezdik bir kaç fotoğraf çekindik yukarı doğru ilerliyoruz. Allahtan internetsiz de konum servisi çalışıyor. İşte sağlı sollu ünlü yerler o kadar çok ki adını sayamayacağım şuan. Resim çektik zaten bolca. Sıcak ama çok sıcak.... Kolezyumdan yukarı rampayı çıkarken az daha cüzdan gidiyordu. Çingen tipli küçük kız tam tuttu çantayı Allahtan anında hissettim bi de diğer tarafa bakıyo gerizekalı. Yolda Türkler görmek güzel bazen de komik. Geze geze Piazza Venezia'ya geldik. Bembeyaz. Çok görkemliydi. Sıcaklık bu esnada beynimizi delip geçiyor. Hemen karşıya geçtik. Minik parka çimlere oturduk. Etraf full dinlenen, serinlemeye çalışan turist. Muhammed uzandı. Haa bu arada kolezyumun girişinde fotoğraf makinesinin şarjı bitti. Boşa taşıdı yavrum :( İşte o küçük parkta epey dinlendik, polis gelip kovana kadar :) Türkiye'de asla yapmayacağım bir şey dışarda uzanmak ama ya buradaki atmosferden ya kimseyi tanımadığımdan ya kimse dönüp bakmadığından ya da ayıplanma korkusu olmadığından ya da en kuvvetli seçenek omzumun dayanılmaz ağrısı beni buna mecbur etti. Gerçi buraya bunu not düşmem çok da rahat olmadığımı gösteriyorya.. Neyseee, kalktık Trevi Aşk Çeşmesine geçelim dedik. Yolda bal mumu müzesi gördük girmedik ama kapıya koydukları Brad Pitt ve Einstein süperdi. Aralardaki sokaklar da öyle tabi.. Yol üzerinde başladı hediyelik eşyacılar. Minik heykeller, anahtarlıklar, magnetler, t-shirtler. Allahım çok param olsa da sevdiğim herkese birşeyler götürebilsem. Muhammed'in sevgilisine, kızlara, eve fln aldım bşyler ve tabi kendime :)) Musa'ya dememe gerek yok zaten ona aldığım benim, bana aldığım onun. Evimize koyarız diye aldım zaten ilerde. Trevi'ye geldik. Orda da yapım varmış hem de baya baya -_- Ne para atabildik ne halamın at diye verdiği yıldızı. Etrafta ünlü gelato dondurma dolu ama Muhammed pahalı diye aldırmıyor. Bu arada Burger King bulduk ucuzdur diye sevindik ama 2 whooper menüyü 13 euroya aldık.  Yuh yaa 39 lira. Zaten yol boyu midem, içim bi garip olduğundan hamburgerimi patatesimi bile bitiremedim. İlk günkü pizza bile hala çantamızda. Bi ara kötü oldum yine hatta yine orda da uzandım. Eveet sonra İspanyol merdivenlerine geldik. Rengarenk bekliyordum. Gri.. Önünde bir çeşme var herkes etrafında. Ben de oturdum. Muhammed çeşmeye su doldurmaya gitti. Ben ayağımızı soktuğumuz havuz suyunun devri daim olabileceğinden korktum ama herkes içiyordu. Bir kaç yudum aldım psikolojik olarak iyice midem bulandı. Yolda bedavadan su dağıtan adam görüp sevinmiştik hemen doldurduğumuz şişeleri attık. Bi de sodalı su çıkmasın mı ıyy ikimiz de döktük. Yoldaki çeşmelerden şişemizi doldurduk. O esnada bi Mcdonalds'a girdik ki tabela yeşil sarı orda emin olamamıştık başta "lan bu bizim bildiğimz mc mi fln olmuştuk" girdik serinledik içerisi buz gibiydi Allahım birer çilekli milkshake ve bi resmim var zaten o kadar memnun bi ifade var ki yüzümde haha baya oyalandık yani üşüyene kadar. Bu arada nedense farklı bi dekoru vardı renkli şişeler falan.. Sonra otele gidip gitmemeyi konuştuk. Muhammed tipimin kaymış olduğu gerekçesiyle gitme taraftarıydı tabi kendi de kan ter içinde kalmıştı. Tekrar parka gelip oturduk. O an bi baktık tram 8! Hemen atladık. Otelimizin yakınında indik. Hava kararmadan oteldeydik.

İnternetle başım belada!! Vodafone'un Allah cezasını versin. Dün de bugün de paket aldım çalışmadı 200 mb borcu var bana. Mc donalds'a gidiyoruz hotspot her yer zıkkım hotspot bu olayı bi çözemedim ama çözeceğim! Bağlan diyoruz giriş yap diyor te Allahım. Geldik ki otel sadece hotspot sanıyoruz sinirden geberiyorum. Lobideki Bangladeşli İmran kardeş de yerinde yok. Muhammed de uyudu. Tv açtım hep italyanca, sinirim bozuldu. Mtv açtım sonunda biraz dinledim. Yok.. Kafam internette. Bir ara telefonda vodafone hotspot da bşy keşfettim. Ücretli olarak satılan hotspot un ücretsiz 20 dk.lık denemesi :) arayan bulur girdim hemen misss :) sonra salaklık yapıp hotspot oldum muhammed de bağlansın diye bitti o dk hakkım üstelik hala 10 dk hakkım vardı :( öyle çakallık yaparsan öyle olur dedim kendi kendime. Sonrasında Muhammed girdi kendininkinden. Saat 12 gibi İmran geldi, ses duydum. Hemen Muhammed'i uyandırdım. Gidip söyledim o da demesin mi dış kapıda yazıyordu şifre!!!!! Ulaa.. Şuan hunharca internete giriyoruz. Öncelikle interrail grubuna şu hotspot olayını sordum hemen cevap çok komik kullanıcı yerine mail yazıyosun bu kadar basit bi işlem bunca çile boşa mıydı diyoruz o an :') Annemlere bol bol resim atıyorum. Dün geceki otelin kahvaltısından aldığım şeylere de hala dokunmadık. Hala yemek de yemedik. İşin tuhafı acıkmadık da.. Bir tuhaflık var :/

Öğrendiğim kelimeler: Excusa, grazie, uscita, donni, ciao, pronto

İyi geceler.
best breakfast ever. Muhammedin kapşonlusu çünkü cebi büyük :) ;)) ayıqs



Pierluigi abisi bizi çekerkene - Hole of Rome
böbrek avi
illuminati detected




tatlış kadın - mama of pier




polisten kaçma qeyf

çok sıcak




ayak sokmalı su

kız muhammedi suyun içine düşürecekti az daha burda

arkası ispanyol merdivenleri. sıkıcı.

işte bunlar dekor, konsept, ilginç


My love, Da Vinci <3

Mutluluğun resmi

Brad bırak peşimi artık


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder