18.07.2015 Cts
Ankara/İstanbul-Turkiye
Şuan Ankara Esneboğa havalimanındayız. 06:20 uçağı ile
İstanbul’a geçeceğiz inşallah. Üzerimde 1000 euro var. Umarım yeter!
Rotamız:
1-Roma
2-Floransa
3-Venedik
4-Milan
5-Barcelona
6-Madrid
7-Paris
8-Brüksel
9-Amsterdam
10-Berlin
11-Prag
12-Viyana
13-Budapeşte
(18 Temmuz-07 Ağustos)
P.S: Grizfolk-Struggle (manidar) havaalanında şalan şarkı
hemen buldum id track ilen
Şuan İstanbul Sabiha Gökçen havalimanındayız. 11:50 Roma
biletimizi bekliyoruz. Bugün bayramın 2.günü üstelik Cumartesi umarım Akbank açıktır
(edit: açıkmış). Son bir gratis’e uğrayıp minik köpekli bir cüzdan, güneş kremi
ve saç spreyi aldım) İnternet paketleri çok pahalıydı (vodafone 50MB=125lira) Pasaport
kuyruğunda salaklar pul almam gerektiğini söylememişti hemen sıradan çıkıp harç
pulu alıp geri geldim. 15 liraymış.
Uçak yarım saat dışarda rötar yaptı. Şuanda içerdeyiz ve bir
yarım saat daha gecikme! Sebep: bayram trafiği.
Saat 15:15 uçak iniş yaptı. Ancak çok uzun bir süre pasaport
kuyruğu bekledik. Gişedeki görevli çok sıcakkanlıydı. Sonrasında çıkıp bir
altgeçitten geçip tren istasyonuna geldik. Otele gitmek için gerekli tren “fara
sabina”ydı. Çok bekledik…. Bu arada 1 saatlik bir saat farkı var (Doğu Avrupa).
18:30 gibi Fara Sabina’ya binip 3 durak sonra indik. Oradan 808 no.lu otobüs “Fosso
Magliana” okunuşu Maiyana bulma çabalarımız bizi alt üst etti. Roma’nın
çıkışındaydık resmen. Kimse İngilizce bilmiyor gibiydi. Allahtan micros önünde
inmişiz ordaki bir çiftten ve market müşterilerinden yardım aldık. Muhammed
otele gidelim paramız yanmasın diye diretse de asla! Zaten ölmüşüz ağlayanımız
yok. Hemen 808e binip ordan 818e aktarma. Bu arada bir otelin önünde 61 plaka
gördük. Neyse sonunda San Pierro’ya geldik. Çok açız, güneşten pişmişiz, çantalar
belimizi kırmış. Önce bi karnımızı doyuralım dedik. Yol kenarında bir pizzacıya
oturduk. İki margarita bir su bir de kola söyledik. 20euro tuttu. Çok pahalııı!
Wifi vardı kafede hemen booking’e girip otel buldum bu esnada saat 20:00
civarı. “Colors of Rome” bulduğum otel. Araya araya oteli bulduk zar zor bu
sefer zile basıyoruz açan yok. Telefondaki adam çat pat İngilizcesiyle beni verem
etti. Oda yok diyor. Kavga ediyorum rezervasyonumuz var diye. Hemen booking’i
aradım en azından para iadesi yaptılar. Geri zekalı otelde 19:00 dan sonra
check in yokmuş. En azından bu paramızı kurtardık. Antico Casale deki yandı iki
günlük. Otelin önünde valizin üstüne oturmuşum bir yandan vodafone’un günlük internet
paketini yapmaya çalışıyorum olmuyor abv vodafone’u arıyorum bi de onlarla
kavga ediyorum. O esnada ara sokaktaki büyük bi otel gözüme çarptı “Hotel
Gravina San Pietro”. Sorduk 3,5 euro şehir vergisiyle birlikte gecelik 80euro.
Resepsiyonist de Mısırlıydı. Tabi pahalı geldi bize. Muhammed’i köprü altındaki
parka çantalarla bırakıp tekrar pizzacıya gittim. Mesafe de az değil.. Civar
otellere soruyorum çok merkezi olduğu için bir tane bile boş yok ulan suit
olsun gerekirse 100 euro olsun para umrumda değil lanet olsun diyorum yok yok
yok her yer full. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum, direniyorum. Tenha
sokaklardan olabildiğince uzak duruyorum. Bi yandan annemler, halamlar, teyzem,
eniştem, Muazzez teyze herkes arıyor tüm dünya arıyor zaten sinirliyim kafayı
yemişim ta Savaş dayıma haber vermişler o arıyor Allahım… Sonunda hemen
Muhammed’in yanına döndüm ve Gravina’ya geldik. Saat hemen hemen 21:30-22:00.
Hemen annemi aradım haber verdim herkese de haber ver dedim. Muhammed hemen
uyudu. Ya ben?! Hastalandım..:( tir tir titriyorum. Gece 3 kez kustum. Ama
tamamen kusarsam iyileşeceğimi biliyordum. Çok şükür kendi zorlamalarımla ne
var ne yok kustum kurtuldum. Saat 01:30 gibi uyku modundaydım. Otelde internet
de berbat hem yavaş hem çekmiyor zaten. Ara ara annemle, kızlarla, Musa’yla
yazışıyorum whatsaptan.
| Ankara-İstanbul |
| Esenboğa |
| Sabiha Gökçen |
| Welcome to Italy! |
| EN SEVDİĞİMİZ RESİM |
| Backpacker boy :) zalım sıcak |
| Holy Vatican City! köprü altı 1 2 3 |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder