19 Kasım 2015 Perşembe

24 Temmuz 15' Barcelona Barcelona

24.08.15 Cuma
 Barcelona

7. gün

Saat 11:30 gibi uyandık. Ben yarım hamburgerimi yedim söylemeye gerek yok her seferinde yarısı kalıyor zaten, dünden kalan. Kahvaltılık bir şeyler aramaya başladık. Gece yemek yemeye giderken önünden geçtiğimiz carrefour’u bulduk.. Oh tam teşkilat bi market. Hemen iki sebzeli börek alıyoruz pardon birisi tunalıydı (balıklı yani). İkişer de meyvesuyu alıp meydandaki banklara oturuyoruz

İlk durağımız hemen carrefour’un bitişiğindeki “La Boqueirra”. Meyve dünyası. Hiç görmediğim meyveler.. Çoğu tropikal, rambutan bilmem ne J Frozenlar rengarenk. Çok durmadık Muhammed’de pahalı diye bir şey aldırmıyor zaten. Halbuki italyada canı karpuz çekmişti buldum burda bardakta dilim satılıyor almıyor L Zaten ben de hayatımda hiç yemediğim birşeyi yemeye cesaret edemiyorum diğer meyvelerden de almıyoruz. Musa olsaydı bakardı kesin tadına. Neyseki carrefour’dan bi tane çilekli frozen almıştım. Ama pişmanım çilekli aldığıma zaten günlerdir çilekli milkshake yiyoruz başka bir şey deneseydik keşke. 

Ordan sahile doğru inmeye başlıyoruz. İlk karşımıza çıkan “Kristof Kolomb” heykeli (Cristobal Colon) ve sonrasında sahil… Çok güzel ^^ Maremagnum diye geçiyor güzel bir köprü ve yanında avm. Rümeysa’yla kendime birer pandalı t-shirt, Beren’e de sarı tropikal t-shirt, bi kot bde ince şal aldım. Sonrasında teleferik arama çalışmaları… Hava yine ölümcül. Epey uğraş ve yürüyüşten sonra buluyoruz. Kişi başı 11 euro. Çok para be! 5 dk bile sürmedi üstelik. Yine de tüm barcelonayı görme açısından güzeldi. Tüm olmasa da büyük kısmını diyelim. Tam denizin üstünden geçiyor olması beni tedirgin etti, yüzme bilmiyoruz diye. Sanki o mesafeden düşsem yüzme bilsem de yüzebilecekmişim gibi. :D Neyse denizin üstünden geçtik ve tepeye ulaştık.

Teleferikten inince biraz oralarda oyalanıp metroya geçiyoruz. Yeni durak “Camp Nou”. Meşhur Barça stadyumu. Metrodan inip neredeyse 1 km yürüyoruz. Şimdi düşününce uzak değilmiş ama o anki halimize 11 km gibi gelmişti. Stadyumun girişi bence çok şaşalı değil. Saat 19 ve yine enerjimiz bitmek üzere. Zaten stadyumdaki resimlerim yine ibretlik zorlasam da gülemiyorum nasıl oluyor anlamadım hayatımda ilk kez başıma gelen şeylerden birisi ve ilerleyen günlerde de yaşıyorum ara ara :D Sıcak emiyor tüm enerjiyi vallahi. 7 saattir bir fiil sokaklardayız. Yine de stadyumun güzel bir atmosferi vardı. Biz gittiğimizde son kafile girecekti ısrarlarıma rağmen içeri sokamadım Mamişi L 

Dönüşte gerekli aktarmaları yapıp Liceu’muza dönüyoruz <3. 

Önce carrefour’a uğruyoruz. Aman Allahım öyle bir domuz reyonu var ki. Tuhaf bir rengi var domuzun, artık nerde görsem ayırt edebilirim J Marketten kahvaltılıklar, içecekler, abur cubur alıyoruz. Nasıl oluyorsa pringles 1+ Euro lays 4+ Euro. :D Dev gibi milkalar var. Orda restoran girişinde merhaba falan diyen Türkçesi şahane tatlı biri var Muhammed onunla selamlaşıyor ve şu efsane replik ortaya çıkıyor
-Tük müsün – evet Türküm – nasilsin –iyiyim sen nasılsın – ben de iyiyim valla

Hahahah yazarken o duyguyu o tonlamayı asla veremem ama asla unutmayacağım kesin J

Sokağımızın başındaki İstanbul kebapta duruyoruz. Elimizde full poşetler. Buradakiler de İstanbul kebaptaki gibi doğular abiler. Halal yazıyorya bayılıyorum :D Keşke Muhammed’e Türk müsün diyen restoranda yeseydik ama pahalıydı L Burda da tipimizden anlıyorlar valla Türk olduğumuzu diğer her yerlerde olduğu gibi.

Oturduğumuz dükkanda da yine Muhammed gülmekten çatlatıyor beni zaten her zaman olduğu gibi sıkışmışım altıma yapmak üzereyim. Çünkü yan tarafımızdaki odada lokantanın bi çalışanıyla kız arkadaşı (sanırım o da burda çalışıyor) tartışıyor bağrış çağrış gerçi ses kısıldığında da ne yalan söyliyim kulak kabartıyoruz :D “eeyer benım, ben kendı ayaklarım üstünde duruyorsam yıllardır…” diye bir konuşma Muhammed’in dediğine göre kız buna uyuşturucu teklif ediyor ya da öyle bir şey.

5 katı poşetlerle çıkıp sonunda eve vardık poşetleri yerleştirdik aldık cipsimizi kolamızı geçtik yatağa. Oda savaş alanı ama düzeltmiyorum kırışmasın diye serdim çoğu şeyi zaten. 

Birkaç fotoğraf paylaştım. Annem de her gün soruyor malum J Yakın takipçimiz. Whatsaptan annemlerle, Musayla da görüşüyorum tabi ara ara

Vee uyku.

Heryerimizi sivri yemiş gece ara ara uyandım. Bu arada ayağımın şuan bir fil ayağı olduğunu söylemiş miydim!? Aşağı sokakta film çekiliyor, repliği ezberledim resmen J

bacon, pork bacon pork :P

















Muhammed'in çok güzel resimleri var aslında buralarda ama ben de yok kendinde :/




Camp nou

mutluluğun gözlerden okunması :D :D :D

bkz: istanbul kebap

sokağımız - El Raval / carrel de'l hospital

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder