5 Ocak 2016 Salı

2 Ağustos 15' Berlin II

                                                                                                                                                                                                                                                                                                  02.08.15 Pazar
                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Berlin
16. gün


Saat 9:30 gibi uyandık. Gece çamaşırlarımızı da yıkamıştım Allahtan. Sağolsun Sinh kendi de evde kalmadı dün zaten. Hazırlanıp çıktık. Önce köşedeki Türk pastanesinden kahvaltı yaptık. Sucuklu susamlı poğaça, küçük sandviç, çay, meyve suyu. Sonra trene. Alıştım artık duraklara. Birkaç önemli hat var onları bilsen yetiyor. Ev sahibi de 11:30 dan sonra ev hazır demiş, acele etmeden gidiyoruz. 

Gerekli aktarmalardan sonra Charlottenburg durağındayız. Ev neredeyse 1 km uzaklıkta vardı herhalde. Çantalarla yürümek gerçekten zor. Saat 12 gibi evin önündeyiz. Zile basıyorum açan yok. Bernd’i arıyorum açmıyor. Yarım saat oturduk kapının önünde. Airbnb’yi aradım. 1 saat bekleyip ulaşamazsak başka yer ayarlanacakmış. 12:40 gibi Bernd arıyor. Tarif ediyor. Başka birisinin ziline basıyoruz.Bir kadın gelip evi açıyor, tanıtıyor. Anahtarı alıyoruz. Allaalla ev resimlerdekinden, beklediğimden çok daha güzel. Biraz dinleneyim diye uzanıyorum Muhammed’de o ara duşa girip yatmış.

Bi uyanıyorum saat 16:30!! Kalkıp hazırlanıp çıkıyoruz.Yemek yiycez ve her zamanki gibi lüzumsuzluk yapıp ilk bulduğumuz yerde yemiyoruz. Neyse sonradan cadde üstünde küçük bir yerde döner-kola yapıyoruz. Tabi siz döner dediğime bakmayın. =)) Abi de Mersinliymiş. Türkiye’ye gidip gelmiyormuş nasıl yaa. Arada bir git bari. Neyse binip Berlin Dome’a geçiyoruz. Oradaki Hintli bir satıcıdan istediğim Rus kalpağını buluyorum. Türkiyedekiyle yarı yarıya! Biraz ilerdeki MC’e oturup birer dondurma yiyoruz. Ordan binip Nordbahnhof’a Berlin duvarına geçiyoruz. Daha doğrusu kalıntılarına, anıtına. Duvar mahalle duvarı gibi. Çok yüksek de değil. E ben burdan atlar kaçardım dedim kiii orda kaçarken ölenlerin resimlerini, anıtları gördüm. Genç, yaşlı, bebek bile vardı. Onları da kaçarken ya askerler öldürmüş ya da yakalanacağını anlayıp kendini öldürmüşler. 

Oradan eve geçiyoruz. Hava karardı. Saat kavramının pek de farkında değiliz. Açık bakkal bulamıyoruz cipsimiz eksik yine.  Akşamüzeri dönerimi bitirememiştim yine. Onu kolayla bitirip her zamanki saatimiz 00:00 da yatıyoruz.













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder