07.08.15
Budapeşte
21.gün
Sabah alarmla uyandım 08:30 gibi hemen hazırlanıp çıktık.
Önce metro son durak ordan da 200E hava alanı 2/BT de indik.
Online check in yapmış olduğumuz için ve teslim bagaj olmadığı için direkt
geçtik. Bekleme salonunda Muhammed oturdu internette takılmaya çalıştı. Ben de
duty free mağazalarda dolandım. Sabah dün aldığımız şeyleri ısıttık ama ben pek
yiyemedim. Sadece hasta olduğum için ve ilaç içmem gerektiği için biraz
zorladım kendimi az bir şey yiyip ilacımı içtim. O yüzden şuan açım. Ama hava alanı
her zaman olduğu gibi çok pahalı. Su 2,5 euro. Neyse vakit geldi. Kapı anons
edildi. 8B bizimkisi. 2 el bagajı parası ödemiştim zaten bilete artı olarak
(ryanair bagaj için para alan dandik firma bdaha kullanmam). Sırt çantası kol
çantasına bile olmaz dediler. Yuh. En ucuz, kalitesiz şirket bu olsa gerek. El
çantasına da mı para ödeyeceğiz. Türk şirketlerinin değerini şimdilerde
anlıyorum J Neyse
patlama pahasına doldurduk valizi. Bu arada tam uçağa götürecek otobüse bindik
telefonumu valizleri boşalttığımız yerde unuttum sandım bir panik oldum!!
Bindik uçağımıza 11:10-14:00. 3 saat hey gidi… Muhammed
müzik dinliyor ben de her zamanki çaresizliğimle baş başa uyumaya çabalıyorum.
Hostesler servis yapıyor kalan 4 euro ile orta boy peynirli sandviç alıyorum.
Saate bakıyorum daha 12:30. Zaten uçak geç havalandı 11:30 gibi. Neyse 3te biri
gitti yolun derken anons gelmesin mi alçalıyoruz diye ben şok! Sevinçten öldüm
haha J 825 km hızla gittiğimizi söylemişlerdi evet
ama… Yarım saat içinde iniş gerçekleşecektir dedi ve evet gerçekten 13:00 İstanbul.
1saat 20dk erken J
İndik ettik derken saat 14:00 oluyor neyse. Sıkıntı burdan
eve nasıl gideceğimiz şimdi =) Otobüs geçmiyor, ya havaşa binip merkeze ordan
da otobüse ya da taksiyle kurtköy’e servis noktasına. Ya da benim tercihim
blabla car. Birkaç kişiye mesaj atıyoruz tabi Muhammed’den cesaret alıyorum
yoksa nerde ben de o cesareeet. Şu halde bile profillerini tek tek inceliyorum,
yorumları.. Bir kaçıyla haberleşiyoruz.
Ben sonunda Ali ismindeki 32 yaşındaki sürücüyle
anlaşıyorum. Bizi hava alanından almasını rica ediyoruz taksi yerine size
ödesek biz buraları bilmiyoruz diyoruz sağ olsun gelip alıyor bizi 06 plaka
gümüş rengi passat. Araba klimalı gayet güzel. Ali Bey de subaymış. Evli. Eşi
PDR’ci. 2 oğlu varmış. Hakkari’den İstanbul’a tayini çıkmış. Kendini çok iyi
geliştirmiş bir adam. Yolda da benzin almaya durdu biz de hemen yemek yedik o
fırsatta, bekledi bizi sağ olsun. Trafik çok iyi, hava aydınlık. Ankara’ya
kadar sohbet muhabbet gidiyoruz. Ankara’ya girdiğimizde yenice hava kararıyor.
Radyoyu açtık herkes sustu müzik dinleyerek vardık son durağa. 4sa 20 dk
sonunda Batıkent metrosundaydık. Harika bi süre. 70 lira ödedik. Harika bir
yolculuk geçirdik. Hem kısa, hem rahat. Ordan da metroyla dikimevi.
Babam çoktan gelmişti. Eve gittik. Canım teyzem de birkaç gün
önce ayağını kırdığı için bizde çocuklarla. Gördüğüme çok sevindim. Annem ve
canım yemekleri <3 Gerçekten annemin yemekleri için şükretmem lazım her gün.
Best chef eva! Mercimek çorbam, pirinç pilavım, fırında köfte patatesim,
salatam, üzümüm, karpuzum. Ohhhh.. Az yiyebildik mide küçüldü iyice ama midemiz
bayram etti valla. Muhammed “sonunda çorbana kavuştun” diyor.
| Budapeşte-İstanbul |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder